|
TUTKAL: Tutkal ilk olarak 1750’ de İngiltere’
de yapıldı. Tutkal önceleri balıktan elde edilmiş, daha
sonraları plastik, hayvan kemikleri, nişasta, süt
proteinlerinden elde edilen türevleri ile yaygınlaşmaya
başlamıştır.
YANGIN SÖNDÜRÜCÜ: 1816’ da George Manby, yangın söndürmeye
yönelik bir sistem geliştirerek ilk yangın söndürücünün
temellerini atmış oldu. Alet, su içeren metal bir silindirden
oluşuyordu. İçindeki su, sıkıştırılmış hava yardımıyla dışarıya
püskürtülüyordu.
KİMYASAL YANGIN SÖNDÜRÜCÜ: 1905’ te Alexander Laurent, kimyasal
yangın söndürücüyü geliştirdi. Yangına suyla müdahale etmek her
zaman doğru bir yol değildi, bu yüzden Laurent, bir kimyasal
karışımı geliştirerek suyun yangın söndürmedeki zararlarını da
yok etmiş oluyordu.
DİKENLİ TEL: 1867’ de Lucien B. Smith, tarihteki ilk dikenli
teli üretti. Teksas’ ta yaşayan büyük toprak sahiplerinin sayısı
artmaya başlayınca sınırlar birbirine yaklaşmaya başlamıştı.
İşte bu ihtiyaçtan hareketle kendisi de bir çiftçi olan Smith,
sınırları belirlemek ve yabancıların girişinin önüne geçebilmek
için tarihteki ilk dikenli teli üretmiştir.
GAZ MASKESİ: 1914’ de Garet A. Morgan’ ın geliştirdiği gaz
maskesi, Erie Gölü altındaki patlamada 32 maske kullanıcısın
hayatta kalmasından sonra çok tutulmuştur. Patlamadan sonra pek
çok firma Morgan’ ın gaz maskelerinden sipariş vermiştir.
Sonraları Amerikan ordusu gaz maskesine son halini vermiş ve
resmen kullanmaya başlamıştır.
TRAFİK IŞIKLARI: 1923’ te Gervett A. Morgan, elektrikli trafik
ışıklarını geliştirdi. Üzerinde “dur” ve “geç” yazan trafik
işaret kolları, ilk kez 1868’ de kullanılmıştır. Sonraları gaz
lambasıyla çalışan renkli trafik ışıkları kamu kullanımına
sunuldu. İçindeki gaz lambası vasıtasıyla trafiği düzenleyen bu
sistem, o tarihlerde gaz lambalarından birinin patlaması sonucu
bir polisin ölmesine neden olunca yeni arayışlara gidildi. Bu
soruna çare arayan Morgan, yeşil, sarı ve kırmızı renklerden
oluşan elektrikli trafik ışıklarını geliştirdi.
PARKMETRE: 1939’ da Carl C. Magee, park sorununu çözebilmek
amacıyla ilk parkmetreyi tasarladı. O yıllarda Amerika’ da ciddi
bir park sorunu yaşanıyordu. Magee ilk parkmetre aletini caddeye
yerleştirdiğinde halk büyük tepki gösterdi. Fakat park sorunu
çözülemeyince parkmetrelerin kullanımı arttı.
KEDİGÖZÜ: 1933’ te Percy Shaw, sisli bir gecede otomobiliyle
neredeyse bir uçurumdan yuvarlanmak üzereyken bir kedinin
gözlerinin parlamasıyla yolu fark edip hayatı kurtulunca, kedi
gözünden esinlenerek bir alet tasarlamaya karar verir. Böylece
hayat kurtaran kedi gözü ortaya çıktı. Kısa bir süre sonra
birçok ülkenin yollarına bu kedigözlerinden çok sayıda
yerleştirilir.
GÜVENLİ TIRAŞ BIÇAĞI: 1771’ de Jean Jacques Perret, cilde sadece
bıçağın kenarının değdiği ilk güvenli tıraş bıçağını geliştirdi.
Böylece sabahları yüzünde kesiklerle işe gitmek zorunda kalan
erkek nüfusunun sayısında gözle görülür bir azalma olmaya
başladı.
SABAN: 1814’ te John Jetro, hayvan gücüyle kullanılan ilk sabanı
geliştirdi. Toprağı insan gücüyle sürmek hem çok zordu hem de
toprak sahipleri için çok maliyetliydi. Bu nedenle hayvan
gücüyle kullanılabilecek bir alet tasarlamak gerekmişti. John
Jetro, tarımcılık için büyük öneme sahip sabanı geliştirdi ve
patentini aldı.
PUSULA: MS 100 yılında Çinliler, pusulayı icat
etti. Manyetik bir ortamda serbest bırakılan bir objenin kuzeye
yöneleceği prensibinden hareketle pusulanın keşfi gerçekleşti.
KİBRİT: 1680’ de Robert Boyle, kükürtlü kibrit aracılığıyla
ateşi elde etmeyi becerdi. Keşfedilmesinin üzerinden binlerce
yıl geçmiş olmasına rağmen ateş pratik halde elde edilemiyordu.
Önceleri bir çelik, bir metal parçasına sürtülüyor ve ateş elde
ediliyordu. Boyle’ nin kibriti, zımpara kağıdına sürtülmek
suretiyle ateş alıyordu. Ardından fosforlu kibritler de
üretilmeye başlandı.
YAZAR KASA: 1879’ da James Ritty, yazar kasayı icat etti.
Bugünkü yazar kasaların ilham kaynağı olan ilk yazar kasaya, bir
klavye yardımıyla sayılar giriliyor, gerekli toplamalar
yapılıyor ve bunlar kağıda basılabiliyordu.
KÖR ALFABESİ: Fransız subay Barbier, aklına gelen kabarık harf
fikrini kendisi de kör olan arkadaşı Braille’ e anlattı. Louis
Braille, bu alfabe sistemini kendi yaşadığı zorlukları da
değerlendirerek, 1829 yılında bugün kullandığımız kör alfabesini
geliştirdi. Bugün sadece Braille’ in kabartma harflerini basan
özel matbaalar bulunmaktadır.
BEBEK ARABASI: 1733’ te İngiliz William Kent, ilk bebek
arabasını üretti. W. Kent adlı mimar, Devonshire’ in III. Dükü’
nün çocukları için tarihin ilk bebek arabasını sipariş üzerine
yapmak zorunda kalmıştır. Bugün geliştirilmiş benzer tasarımlar
parklarda, bahçelerde karşımıza çıkabilmektedir.
AYNA: 1903’ te Emil Bloch, aynayı geliştirdi. Tarih boyunca
parlatılmış bir metal ya da taş ayna olarak kullanılmıştır. Daha
sonraları cam yüzeylerin arkasına yapıştırılan koyu renkli
kumaşlar da aynı amaçla kullanılmıştır. İlk modern ayna ise
Bloch tarafından, düz camın gümüş veya altın folyo ile
kaplanmasıyla elde edilmiştir.
POSTA PULU: 1837’ de Rowland Hill, ilk posta pulunu tasarlayıp
kullanımını sağladı. Hill posta pulunu yaptıktan sonra İngiltere
kralı tarafından şövalyelikle ödüllendirilmiştir. Bugün halen
kullandığımız, her biri birer sanat eseri sayılabilecek pullar,
önceleri sadece kralın yazışmalarında kullanabildiği bir işaret
iken zamanla tüm posta sistemlerince kabul görmüş ve
yaygınlaşmıştır.
POSTA KUTUSU: 1891’ de Philip Downing, posta kutusu sistemini
geliştirdi. Posta sisteminin her geçen gün daha sağlıklı
işleyebilmesi için günümüze kadar pek çok insan bu gelişime
katkıda bulunmuştur. Bu sayede posta işaretleyicileri, işlem
iptal eden cihazlar, posta mühürleri, otomatik posta
sınıflandırma cihazları yaşamımızda yerini almış, mektupların
daha sistematik bir şekilde sınıflandırıp gönderilmesine olanak
tanımıştır.
ŞEMSİYE: 1885’ te William C. Carter, şemsiyeyi geliştirdi. İlk
şemsiyenin, 4000 yıl önce Mısır, Asya, Yunanistan ve Çin’ de
kullanılmış olduğunu tarihsel dokümanlar göstermektedir.
Şemsiyenin patenti Carter tarafından alınmıştır.
İNGİLİZ ANAHTARI: 1835’ te Solymon Merrick, ingiliz anahtarını
tasarladı. İnsanoğlunun pratik zekasının bir ürünü olan ingiliz
anahtarı ile vidaların büyüklüğü önemini yitiriyordu. Çünkü
genişleyebilen ucu sayesinde her boyuttaki vida için kolayca
kullanılabiliyordu. |